0 (232) 421 55 26 - 0 (232) 464 43 67
enisyetkin@gmail.com
Hastalıklar
Anasayfa / Hastalıklar / Tiroid Nodülü Nedir ?
Tiroid Nodülü Nedir ?

Tiroid nodülleri, tiroid içinde gelişen yuvarlak ya da elips şekilli yumrulardır. Toplumda oldukça sık rastlanırlar; 50 yaşın üzerindeki bireylerin neredeyse yarısında ultrason incelemesinde nodüller görülebilir. Tiroid nodülleri kadınlarda erkeklere oranla 4 kat daha fazla görülürler.

 

Kaç çeşit nodül vardır?

 

Tiroid nodülleri hormon salgılama derecelerine göre sıcak, ılık ve soğuk olarak üçe ayrılırlar. Sıcak nodüller normal tiroid dokusuna göre daha fazla, ılık nodüller normal tiroid dokusu kadar, soğuk nodüller ise normal tiroid dokusundan daha az hormon salgılarlar. Ilık ve soğuk nodüller kanda hormon seviyesinde bir değişikliğe yol açmazlar, ancak sıcak nodüller hipertiroidi adı verilen bir klinik tabloya neden olurlar. Bir tiroid nodülünün hormon salgılama derecesi tiroid sintigrafisi ile anlaşılır. Sintigrafide sıcak nodüller çok koyu, ılık nodüller normal, soğuk nodüller ise açık renk olarak görülürler. Sintigrafi, genellikle kanda tiroid hormonları yüksek bulunan hastalarda, tiroidde hangi nodülün aşırı hormon ürettiğini anlamak için yapılır.

 

Nasıl teşhis edilirler?

 

Tiroid nodüllerinin %90 dan fazlası iyi huyludur, ancak %5-10 arasında da kötü huylu (kanser) olabilirler. Tiroid nodülleri genellikle tiroid ultrasonografisi ile saptanırlar. Tiroid ultrasonografisi, tiroid bezini ve nodülleri en iyi görüntüleyen yöntemdir. Tiroid ultrasonu sadece nodülleri göstermekle kalmaz, aynı zamanda onların kanser olma olasılığı konusunda da fikir verir. Genel olarak, düzensiz kenarlı, siyah renkli, kanlanması fazla ve kireçlenme alanları içeren nodüllerin kanser olma ihtimali daha fazladır. Tiroid ultrasonunda bir nodülde bu özellikler ne kadar fazlaysa o nodülün kanser olma ihtimali de o kadar yüksektir.

 

Tiroid bezinde saptanan bir nodülün iyi huylu mu yoksa kanser mi olduğunu anlamanın en basit ve güvenilir yolu ince iğne aspirasyon biyopsisi (İİAB) yapılmasıdır. Girişimsel radyologlar tarafından lokal anestezi altında, ultrason kılavuzluğunda yapılan ve sadece birkaç dakika süren bu ağrısız işlemde, nodüle çok ince bir iğne ile girilerek enjektöre vakum uygulanır ve dokudan hücreler alınır. Daha sonra bu hücreler camlara yayılır ve patoloji tarafından incelenir.

 

 

İİAB incelemesinde 3 çeşit sonuç çıkabilir: Nodül kanser olabilir, iyi huylu olabilir ya da sonuç şüpheli gelebilir. İİAB incelemesinde nodül kanser çıkarsa tiroidin bir kısmı ya da tamamı ameliyatla alınır. Daha sonra da, kalan hücreleri yok etmek için radyoaktif iyot tedavisi yapılabilir.

 

İnce iğne biyopsisinde şüpheli sonuç çıkarsa ne yapılmalıdır?

 

İİAB’da çıkabilecek üçüncü sonuç nodülün kanser açısından şüpheli gelmesidir. Bu, hem hasta hem de doktor için tedirgin edici bir durumdur. Bu nedenle, İİAB sonucu şüpheli gelen hastalarda, kanser korkusuyla genellikle operasyon yapılarak tiroidin bir kısmı ya da tamamı alınmaktadır. Ancak, bu tür hastaların patoloji sonuçları incelendiğinde, hastaların neredeyse %90’ ında aslında kanser olmadığı, dolayısıyla hastaların çoğunun gereksiz yere ameliyat olduğu anlaşılabilir. Oysa bu tür hastalarda trukat yöntemiyle yapılacak ikinci bir iğne biyopsisi ile büyük oranda kesin tanı konabilir ve gereksiz ameliyatlar önlenebilir. Bunun nedeni, trukat biyopsi ile İİAB’e göre dokudan daha büyük parçaların alınabilmesi ve patolojinin daha kesin tanı koyabilmesidir. Son yıllarda yapılan çalışmalarda, ilk İİAB de şüpheli sonuç gelen hastalarda, trukat biyopsi ile yaklaşık %80-90 oranında kesin tanı konabildiği gösterilmiştir. Bu nedenle, bu tür hastalarda öncelikle trukat biyopsi yapılmalı, eğer trukat biyopside de kesin sonuç alınamazsa o zaman cerrahi operasyon düşünülmelidir.